Bir idari davada, idari işlemin iptali istenmektedir. Davanın açıldığı tarihte işlemi tesis eden idari merci ile yargılama sırasında bu merciin değişmesi (örneğin bir bakanlığın bölünmesi) durumunda, mahkeme husumet yanlışlığı nedeniyle davayı reddedebilir mi? HMK m. 124'teki 'dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği' ilkesi idari yargıda kıyasen uygulanabilir mi?
Hayır, mahkeme husumet yanlışlığı nedeniyle davayı reddetmemelidir. İdari yargıda 'doğru hasım' tespiti kamu düzenindendir ve mahkeme tarafından re'sen yapılır. Davacının, dava açtığı tarihte doğru hasmı göstermiş olması, ancak yargılama sırasında meydana gelen bir yasal veya idari değişiklik nedeniyle hasmın değişmesi, davacının bir hatası değildir. Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol, davayı reddetmek değil, İYUK m. 15/1-c uyarınca 'gerçek hasma tebliğ' kararı vererek, yeni hasmı (örneğin yeni kurulan bakanlığı veya ilgili kurumu) davaya dahil etmek ve yargılamaya devam etmektir. HMK m. 124'teki 'dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği' ilkesi, adli yargıya özgü bir düzenleme olmakla birlikte, bu ilkenin temelindeki 'usul ekonomisi' ve 'hak arama özgürlüğünün korunması' gibi evrensel prensipler idari yargı için de geçerlidir. İYUK'taki 'gerçek hasma tebliğ' kurumu (İYUK m. 14/3-f, 15/1-c), HMK m. 124'teki amaca hizmet eden, idari yargıya özgü bir mekanizmadır. Davacının bir yanılgıya düşmesinin kabul edilebilir olduğu veya yargılama sırasında hasmın değiştiği durumlarda, mahkemenin davayı reddetmesi, HMK m. 30'a ve İYUK'un ruhuna aykırı, aşırı şekilci bir tutum olur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E:2015/11460 sayılı kararında da belirtildiği gibi, taraf değişikliğini katı bir forma bağlamak usul ekonomisiyle bağdaşmaz. Bu ilke, kıyasen idari yargıdaki yorumlara da ışık tutar.