Ahmet Şık/Türkiye (No:2) davasında AİHM, başvurucunun tutuklanmasının İHAS m. 18'i (Hakların Kısıtlanmasının Sınırları) ihlal ettiği iddiasını neden reddetmiştir? Bir tedbirin 'caydırıcı etki' yaratması, tek başına m. 18 ihlali için yeterli midir?
AİHM, İHAS m. 18'in ihlal edildiği iddiasını, bu iddianın 'makul şüphenin ötesine geçen bulgularla' desteklenmediği gerekçesiyle reddetmiştir. İHAS m. 18, Sözleşme'de izin verilen hak kısıtlamalarının, öngörüldükleri amaçlar dışında başka bir amaçla (özellikle siyasi bir amaçla) uygulanamayacağını düzenler. Bu maddenin ihlalinin tespiti için çok yüksek bir ispat standardı aranır. AİHM'in yaklaşımı şöyledir: 1. **Gizli Amaç (Ulterior Purpose) İddiası:** M. 18 ihlali iddiasında bulunan bir başvurucunun, hakkına yapılan müdahalenin (tutuklama gibi) görünürdeki meşru amacının (suç şüphesi, delillerin korunması) aslında bir paravan olduğunu ve asıl amacın, kendisini bir gazeteci veya muhalif olarak susturmak gibi siyasi ve gizli bir amaç olduğunu kanıtlaması gerekir. 2. **Yüksek İspat Standardı:** Bu 'gizli ajandayı' veya 'siyasi saiki' ispatlamak için, bağlamsal delillerin yanı sıra, müdahalenin asıl amacının iddia edilen gizli amaç olduğunu gösteren doğrudan veya dolaylı, somut ve ikna edici delillerin sunulması gerekir. Bu, 'makul şüphenin ötesinde' bir kanıt düzeyidir. 3. **'Caydırıcı Etki'nin Yetersizliği:** AİHM, bir tedbirin (tutuklama gibi) gazeteciler veya muhalifler üzerinde bir 'caydırıcı etki' yaratmasının, tek başına İHAS m. 18'in ihlal edildiğini kanıtlamak için yeterli olmadığını kabul eder. Caydırıcı etki, genellikle İHAS m. 10 gibi ilgili esas hak maddesinin (ifade özgürlüğü) ihlalinin bir parçası veya sonucu olarak değerlendirilir. M. 18 ihlali için, bu caydırıcı etkinin, devlet yetkilileri tarafından bilinçli bir şekilde bir 'susturma politikası'nın aracı olarak kullanıldığına dair ek ve güçlü kanıtlar gerekir. Şık/Türkiye (No:2) davasında Mahkeme, başvurucunun tutuklanmasının m. 5 ve m. 10'u ihlal ettiğini ve caydırıcı bir etki yarattığını kabul etmekle birlikte, bu tedbirin siyasi bir amaçla uygulandığına dair 'makul şüphenin ötesinde' bir kanıt bulunmadığı sonucuna vararak m. 18 ihlali iddiasını reddetmiştir.