HMK m. 30'daki usul ekonomisi ilkesi ve İYUK m. 5'teki aynı dilekçe ile dava açma kuralları, davacının aynı dava dilekçesinde farklı nitelikteki birden fazla talebi ileri sürmesine izin verir mi? Danıştay 5. Daire'nin E:2013/2227 sayılı kararı bu konuda nasıl bir yaklaşım sergilemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315084

Bu kurallar, ancak talepler arasında 'maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi' varsa, farklı taleplerin aynı dilekçeyle ileri sürülmesine izin verir. Eğer talepler birbirinden bağımsız farklı hukuki nedenlere dayanıyorsa, tek dilekçeyle dava açılması usul ekonomisine değil, yargılamanın karmaşıklaşmasına neden olur ve bu durum İYUK m. 5'e aykırılık teşkil eder. Danıştay 5. Dairesi'nin E:2013/2227, K:2016/822 sayılı kararında bu yaklaşım benimsenmiştir. Davacı, tek bir dilekçeyle iki farklı ek ödeme talebinde bulunmuştur: 1. Birinci Talep: 4046 sayılı Kanun ve Yüksek Planlama Kurulu kararlarına dayanan fark tazminatı ve ek ödeme talebi. 2. İkinci Talep: Yaklaşık iki yıl sonra yürürlüğe giren 666 sayılı KHK ile getirilen yeni ek ödeme talebi. Danıştay, bu iki talebin birbirinden tamamen farklı hukuksal nedenlere dayandığını tespit etmiştir. Birinci talebin çözümü 4046 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirirken, ikinci talep tamamen farklı bir hukuki düzenleme olan 666 sayılı KHK'ya dayanmaktadır. Aralarında maddi veya hukuki bir bağlılık bulunmadığından, bu iki farklı talebin tek bir dilekçeyle dava konusu edilemeyeceğine karar vermiştir. Danıştay, ilk derece mahkemesi kararını bu gerekçeyle bozarak, dava dilekçesinin İYUK m. 5'e uygun olmadığına ve bu nedenle 'dilekçenin reddine' karar verilmesi gerektiğine işaret etmiştir. Bu karar, usul ekonomisinin, birbiriyle ilgisiz taleplerin aynı davada görülmesini meşrulaştırmayacağını göstermektedir.