Bir sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde, sanığın cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E:2016/5086 sayılı kararına göre, mahkemenin bu denetim süresini (örn. 'bir yıl') belirlemesi neden hukuka aykırıdır?
Mahkemenin denetim süresini belirlemesi, 'infazı kısıtlayacak' nitelikte olduğu ve infaz rejimini düzenleme yetkisinin mahkemeye değil, infaz makamlarına ait olduğu için hukuka aykırıdır. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E:2016/5086, K:2016/7157 sayılı kararında bu durum, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4. maddesine dayandırılmıştır. Bu maddenin ruhuna göre: 1. **Yetkili Makam:** Denetim süresini belirleme ve hükümlünün infaz sürecindeki davranışlarını değerlendirerek bu süreyi gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren ilk derece mahkemesine değil, infaz aşamasında görevli olan makamlara (infaz hakimliği, koşullu salıverilme kararını verecek olan mahkeme) aittir. 2. **Dinamik Değerlendirme:** Denetim süresi, hükümlünün cezaevindeki iyi hali, topluma yeniden kazandırılmasına yönelik çabaları gibi dinamik ve infaz sürecinde ortaya çıkacak olan faktörlere göre belirlenir. İlk derece mahkemesinin, henüz infaz süreci başlamadan, geleceğe yönelik bu değerlendirmeyi yaparak sabit bir süre belirlemesi mümkün değildir. 3. **İnfazın Kısıtlanması:** Mahkemenin 'bir yıl denetim süresi' gibi bir süre belirlemesi, infaz makamlarının takdir yetkisini ortadan kaldıran, infaz rejimini peşinen kısıtlayan bir karar olur. Bu nedenle Yargıtay, mahkemenin sadece 'cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına' karar vermesi gerektiğini, süreyi belirlemesinin ise hukuka aykırı olduğunu ve bu kısmın hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiğini belirtmiştir.