Anayasa Mahkemesi, bireysel başvurularda 'başvuru yollarının tüketilmemesi' nedeniyle kabul edilemezlik kararı verdikten sonra, başvurucunun 6384 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca Tazminat Komisyonu'na başvurabilmesini düzenleyen hükmü nasıl yorumlamıştır? Ferat Yüksel kararı bu konuda neyi ifade etmektedir?
Anayasa Mahkemesi, 6384 sayılı Kanun'a 31/7/2018 tarihinde eklenen Geçici 2. maddeyi, kendi iş yükünü hafifletmeye ve makul sürede yargılanma hakkı ihlali iddiaları için ikincillik ilkesini işler kılmaya yönelik etkili bir mekanizma olarak yorumlamıştır. Bu madde, yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla AYM önünde derdest olan makul sürede yargılanma ve mahkeme kararlarının icra edilmemesi iddialarını içeren bireysel başvuruların, AYM tarafından verilecek 'başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik' kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde Tazminat Komisyonu'na götürülebilmesini öngörmüştür. Nevriye Kuruç kararında (§ 79) atıf yapılan *Ferat Yüksel* (B. No: 2014/13828, 12/9/2018) kararı, bu yeni düzenleme sonrası AYM'nin benimsediği yaklaşımı ortaya koyan pilot nitelikte bir karardır. AYM, bu kararda: 1. Geçici 2. madde ile oluşturulan bu yeni yolun, 'ilk bakışta başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama kapasitesi' olduğunu kabul etmiştir. 2. Bu nedenle, Tazminat Komisyonu'na başvuru yolunun, Anayasa'nın 148. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca bireysel başvurudan önce tüketilmesi gereken 'etkili bir başvuru yolu' olduğuna karar vermiştir. 3. Bu tespitten hareketle, 31/7/2018 tarihi itibarıyla önünde derdest olan binlerce makul süre başvurusunu, 'başvuru yollarının tüketilmemesi' nedeniyle kabul edilemez bularak, başvurucuları Tazminat Komisyonu'na yönlendirmiştir. Bu yorum, AYM'nin, yasama organı tarafından sunulan ve AİHM içtihatlarına uygun görünen başvuru yollarını, ikincillik ilkesi gereği öncelikli olarak işler kılma ve kendi rolünü bir 'ikinci derece denetim mercii' olarak konumlandırma iradesini göstermektedir.