HMK m. 30'da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi, 6100 sayılı HMK ile getirilen 'ön inceleme' aşamasıyla (m. 137) nasıl bir ilişki içindedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315078

Usul ekonomisi ilkesi (HMK m. 30) ile ön inceleme aşaması (HMK m. 137 vd.) arasında doğrudan ve tamamlayıcı bir ilişki vardır. Ön inceleme kurumu, usul ekonomisi ilkesini hayata geçirmek için tasarlanmış en önemli araçlardan biridir. HMK m. 30'un gerekçesinde belirtildiği gibi, 'yargılamanın hızlandırılması' bu ilkenin temel hedeflerindendir ve ön inceleme tam olarak bu hedefe hizmet eder. İlişki şu noktalarda somutlaşır: 1. **Uyuşmazlık Konularının Belirlenmesi:** Ön incelemenin temel amacı, tarafların anlaştığı ve anlaşamadığı hususları (HMK m. 140/1) en başta tespit etmektir. Bu sayede, tahkikat aşamasında sadece üzerinde anlaşılamayan çekişmeli konular için delil toplanır. Bu, gereksiz delil toplanmasını ve zaman kaybını önleyerek yargılamayı hızlandırır ve masrafları azaltır. 2. **Dava Şartları ve İlk İtirazların Başta İncelenmesi:** Dava şartı eksiklikleri veya ilk itirazlar gibi davanın esasına girilmesini engelleyen usuli sorunların, yargılamanın en başında (ön incelemede) çözülmesi, esasa ilişkin gereksiz bir yargılama yapılmasını engeller. 3. **Sulhe Teşvik:** Hakimin ön inceleme duruşmasında tarafları sulhe teşvik etmesi (HMK m. 140/2), davanın daha erken bir aşamada ve daha az masrafla sonuçlanmasını sağlayarak usul ekonomisine doğrudan hizmet eder. 4. **Tahkikatın Planlanması:** Ön incelemede delillerin sunulması ve toplanmasına ilişkin bir yol haritası çizilmesi, tahkikat aşamasının daha düzenli ve planlı bir şekilde yürümesini sağlar. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E:2016/1975 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, ön inceleme aşaması 'yargılamanın gereksiz yere uzamasının engellenmesi' ve 'mahkemenin ve tarafların yargılamada gereken hazırlığı davanın başında yapmasının sağlanması' amacıyla getirilmiştir. Bu da doğrudan HMK m. 30'daki ilkenin gerçekleştirilmesidir.