Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Şık/Türkiye (No:2) kararında, başvurucu Ahmet Şık'ın DHKP/C militanlarıyla yaptığı röportajdaki tutumu, ifade özgürlüğünün korunması açısından nasıl bir rol oynamıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315075

Başvurucunun röportajdaki tutumu, AİHM'in eylemi İHAS m. 10 kapsamında korunan bir gazetecilik faaliyeti olarak nitelendirmesinde kilit bir rol oynamıştır. AİHM, başvurucunun sadece bir terör örgütü üyesinin görüşlerini pasif bir şekilde aktaran bir aracı olmadığını, aksine aktif ve sorgulayıcı bir gazetecilik yaptığını tespit etmiştir. AİHM'in bu sonuca ulaşmasındaki etkenler şunlardır (§ 97): 1. **Eylemden Uzaklaşma:** AİHM, başvurucunun 'DHKP/C militanlarının eylemlerinden kendisini uzaklaştırdığını' ve bir araştırmacı gazeteci olarak görev ve sorumluluğuna bağlı hareket ettiğini belirtmiştir. Yani, röportajda militanların eylemlerini onaylayan veya onlarla özdeşleşen bir tutum sergilememiştir. 2. **Muhalif ve Sorgulayıcı Sorular:** Başvurucu, militanlara muhalif sorular yöneltmiştir. Özellikle, eylemlerinin, öldürüldüğü iddia edilen gösterici Berkin Elvan için adalet arayışına zarar vereceğini ve 'ters etki yaratacağını' gündeme getirmiştir. Bu sorular, eylemin propagandasını yapmaktan ziyade, eylemin meşruiyetini ve sonuçlarını sorgulayan bir niteliktedir. 3. **Amacın İfşa Olması:** AİHM, röportajın objektif olarak 'aşırı solcuların fikirlerinin propaganda yapılması amacına dair izlenim uyandırmadığını, tam aksine genç militanların şiddet içeren tavırlarını kamuoyuna ifşa etmeyi amaçladığını' değerlendirmiştir. Bu tutum, başvurucunun niyetinin terör propagandası yapmak olmadığını, aksine olayın farklı boyutlarını ve çelişkilerini ortaya koyarak kamuyu bilgilendirmeyi amaçlayan bir gazetecilik faaliyeti yürüttüğünü göstermiştir. Bu nedenle, röportajın kendisi ve başvurucunun buradaki tutumu, ifade ve basın özgürlüğünün koruma alanında kalmıştır.