Bir ceza davasında, sanıkların iştirak halinde işledikleri suç nedeniyle mahkumiyetlerine karar verilmiş ve yargılama giderlerinin sanıklardan 'eşit olarak' tahsiline karar verilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E:2014/11435 sayılı kararına göre bu ifade neden CMK m. 326/2'ye aykırıdır ve doğru ifade ne olmalıdır?
Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin E:2014/11435, K:2018/319 sayılı kararında, yargılama giderlerinin 'eşit oranda' alınmasına karar verilmesi CMK m. 326/2'ye aykırı bulunmuştur. Bu fıkra, 'sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrı ayrı yükletilir' demektedir. 'Eşit olarak' tahsil kararı, kanunun lafzındaki 'ayrı ayrı' yükletme ilkesiyle tam olarak örtüşmediği ve infazda tereddüt yaratabileceği için eleştirilmektedir. Doğru uygulama ve ifade şu şekilde olmalıdır: CMK m. 326/2'nin ruhuna uygun olan, her sanığın sorumlu olduğu giderlerin ayrı ayrı belirlenmesidir. Bu kapsamda: * Bir sanığın şahsen sebep olduğu giderler (örneğin sadece kendisi için atanan avukatın ücreti, kendi talebiyle alınan bilirkişi raporu masrafı) sadece o sanığa yükletilir. * Tüm sanıklar için ortak yapılan giderler (genel tebligat masrafları, ortak tanıkların dinlenmesi, keşif masrafı gibi) ise sanıklar arasında paylaştırılır. Bu paylaştırma genellikle 'eşit olarak' yapılır. Yargıtay'ın eleştirdiği nokta, tüm giderlerin doğrudan 'eşit olarak' paylaştırılması değil, kanunun 'ayrı ayrı' sorumluluk ilkesini göz ardı eden toptancı bir ifadenin kullanılmasıdır. Kararda Yargıtay, hüküm fıkrasındaki 'eşit oranda alınmasına ilişkin bölüm'ü çıkartarak yerine, 'Sanıklar için yapılan yargılama giderinin sanıkların payına düşen oranda ayrı ayrı alınmasına' cümlesinin eklenmesi suretiyle hükmü düzeltmiştir. Bu ifade, hem ortak giderlerin paylaştırılacağını hem de her sanığın kendi payından 'ayrı ayrı' sorumlu olacağını daha doğru bir şekilde yansıtmaktadır. 'Müştereken ve müteselsilen' ifadesi kesinlikle yanlışken, 'eşit olarak' ifadesi de eksik ve kanunun lafzına tam uygun olmadığı için Yargıtay tarafından düzeltilmektedir.