Yasadışı bahis oynatma (7258 s.K.) veya kumar oynatma (TCK m.228) suçundan hakkında soruşturma açılan bir kişi, bu suçları işlemediğini iddia etmektedir. Savcılık aşamasında veya mahkemede hangi argümanları ve delilleri sunarak beraat talep edebilir?
Şüphelinin/sanığın savunması, somut olayın özelliklerine göre şekillenmelidir. Kadim Hukuk metnindeki bilgiler ve genel ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde şu argümanlar ve deliller sunulabilir: 1. **Oynayan Olduğunu, Oynatan Olmadığını İddia Etmek:** En yaygın savunmalardan biridir. Kişi, bahis sitelerinde sadece 'oyuncu' olduğunu, oynatma, aracılık etme gibi bir faaliyetinin bulunmadığını ileri sürebilir. Bu durumda, bahis oynamanın idari para cezası gerektiren bir kabahat olduğu, suç teşkil etmediği vurgulanır. Banka hesap hareketlerinin sadece kendi oyunları için küçük meblağlı para yatırma ve çekme işlemlerinden ibaret olduğu, başkalarına ait paraların kendi hesabından geçmediği gösterilmeye çalışılır. 2. **Hesabının Başkası Tarafından Kullanıldığını İddia Etmek:** Kişi, banka hesabının veya kimlik bilgilerinin kendi rızası veya bilgisi dışında başkaları tarafından ele geçirilerek kullanıldığını iddia edebilir. Bu durumda, hesabının çalındığına veya dolandırıldığına dair yaptığı şikayet başvuruları (varsa) delil olarak sunulabilir. 3. **Para Nakline Aracılık Kastının Olmadığını İddia Etmek:** Para nakline aracılık (m. 5/1-c) suçunun manevi unsuru kasttır. Kişi, hesabına gelen ve giden paraların yasadışı bahisle ilgili olduğunu bilmediğini iddia edebilir. Örneğin, bir ürün sattığını, borç alıp verdiğini veya başka bir ticari faaliyet yürüttüğünü ve para transferlerinin bu meşru faaliyetlerle ilgili olduğunu delilleriyle (fatura, sözleşme, tanık beyanları) ispatlamaya çalışabilir. 4. **Delillerin Hukuka Aykırılığını İddia Etmek:** Soruşturma sırasında yapılan arama, el koyma, dijital materyal incelemesi gibi işlemlerin CMK'daki usullere (örn. hakim kararı olmadan yapılması, imaj alınmadan incelenmesi) aykırı olduğu iddia edilerek, elde edilen delillerin hukuka aykırı olduğu ve hükme esas alınamayacağı savunulabilir. 5. **Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesi:** Savcılığın veya mahkemenin, sanığın suçu işlediğini her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerle ispat edememesi durumunda, 'in dubio pro reo' (şüpheden sanık yararlanır) ilkesi gereği beraat kararı verilmesi talep edilmelidir.