Bir davada, davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E:2016/1975 sayılı kararına göre hangi temel hukuki ilkenin ihlalidir ve sonucu ne olur?
Bu durum, en temel usul ilkelerinden olan 'hukuki dinlenilme hakkı'nın (Anayasa m. 36, HMK m. 27) ihlalidir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin E:2016/1975, K:2016/8836 sayılı kararında da belirtildiği üzere, HMK m. 27 (eski HUMK m. 73) uyarınca, 'mahkeme, tarafları dinlemeden, onlara, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hükmünü veremez.' Hukuki dinlenilme hakkı şunları kapsar: * Yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olma hakkı (dava dilekçesinin tebliği). * Açıklama ve ispat hakkı (cevap dilekçesi verme, delil sunma). * Mahkemenin, açıklamaları ve delilleri dikkate alarak karar vermesi hakkı. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmeden, yani davadan haberdar edilmeden ve ona savunma hakkı tanınmadan karar verilmesi, bu hakkın temelden ihlalidir. Bu durum, 'taraf teşkili'nin sağlanamaması anlamına gelir. Taraf teşkilinin sağlanması, davanın görülebilmesi için zorunlu bir dava şartıdır ve kamu düzenindendir. Sonucu, bu şekilde verilen bir hükmün, diğer yönleri incelenmeksizin mutlak surette bozulmasıdır. Yargıtay, bu tür bir usuli hatayı, adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen ağır bir ihlal olarak kabul eder ve kararı bozar.