Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin E:2015/15133, K:2017/7445 sayılı kararına göre, ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmayan birden fazla davalıya karşı, farklı hukuki sebeplere dayanan taleplerle tek bir dilekçeyle dava açılması durumunda, mahkemenin usul ekonomisi ilkesi (HMK m. 30) gereği izlemesi gereken yol nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315054

Bu durumda mahkemenin izlemesi gereken yol, davayı usulden reddetmek değil, davaları ayırarak (tefrik ederek) yargılamaya devam etmektir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında, davacı, iki farklı davalıdan (kardeşi ve yeğeni) farklı hukuki sebeplere dayanan (birinden miras hissesi satışı ve borç para, diğerinden senet borcu) alacaklarını tek bir dava dilekçesiyle talep etmiştir. Davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmamaktadır. İlk derece mahkemesi, bu gerekçeyle davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay ise bu kararı, HMK m. 30'daki usul ekonomisi ilkesine aykırı bularak bozmuştur. Yargıtay'a göre, mahkemenin yapması gereken şuydu: 1. Öncelikle davacıya taleplerini açıklattırarak hangi davalıdan hangi hukuki sebeple ne talep ettiğini netleştirmelidir. 2. Ardından, HMK m. 167'nin kıyasen uygulanmasıyla veya genel usul ilkeleri gereğince, her bir davalıya ilişkin davayı ayırarak (tefrik ederek) ayrı esas numaraları üzerinden yargılamaya devam etmelidir. Davayı tamamen reddetmek, davacıyı yeniden ayrı ayrı davalar açmaya, tekrar harç ödemeye ve zaman kaybetmeye zorlayacağı için usul ekonomisi ilkesine açıkça aykırıdır. Doğru olan, mevcut dava üzerinden usuli işlemi (tefrik) yaparak yargılamayı sürdürmektir.