Bir hırsızlık davasında, suça konu malın değerinin az olması nedeniyle sanık hakkında TCK m. 145'in uygulanıp uygulanmayacağı değerlendirilirken hangi kriterler göz önünde bulundurulmalıdır? Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E:2015/22083 sayılı kararı bu konuda ne söylemektedir?
Yargıtay 17. Ceza Dairesi'nin E:2015/22083, K:2017/10280 sayılı kararı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına atıf yaparak TCK m. 145'in (hırsızlık suçunda malın değerinin azlığı) uygulanmasında dikkate alınması gereken kriterleri şöyle sıralamıştır: 1. **Temel Kriter 'Değerin Azlığı'dır:** Maddenin uygulanması için temel ve yeterli koşul, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin 'az' olmasıdır. Failin 'daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadarını alması' şeklindeki eski dar yorum, tek kriter değildir. 2. **Hakimin Takdir Hakkı ve Gerekçe Zorunluluğu:** Değerin az olup olmadığı ve uygulanacak indirim oranı veya ceza vermekten vazgeçme kararının takdiri hakime aittir. Ancak hakim bu takdir hakkını kullanırken keyfi davranamaz, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli bir gerekçe göstermek zorundadır. 3. **İndirim Oranının Belirlenmesi:** Eğer malın değeri az bulunup cezada indirim yapılacaksa, hakim indirim oranını TCK m. 3'teki 'orantılılık' ilkesi uyarınca, 'işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı' olacak şekilde saptamalıdır. 4. **Ceza Vermekten Vazgeçme Kararı:** Eğer hakim, değer azlığı nedeniyle ceza vermekten tamamen vazgeçmeyi düşünüyorsa, sadece malın değerinin azlığı yeterli değildir. Bu durumda ayrıca 'suçun işleniş şekli ve özellikleri' de dikkate alınmalıdır. Somut kararda Yargıtay, mahkemenin, çalınan eşyaların değerini ayrı ayrı tespit etmeden ve TCK m. 145'i hiç tartışmadan hüküm kurmasını eksik inceleme olarak görmüş ve kararı bozmuştur.