Bir ceza davasında, suçu işlediği tarihte 12-15 yaş grubunda olan bir sanık hakkında, uzlaşma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin beyanı alınmadan karar verilmesi, Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin E:2011/7384 sayılı kararına göre nasıl bir hukuki sonuç doğurur?
Bu durum, bir bozma nedeni teşkil eder. Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin E:2011/7384, K:2012/4449 sayılı kararında, suç tarihinde 12 yaşını bitirip 15 yaşını tamamlamamış olan sanık hakkında, o tarihte yürürlükte olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 24. maddesi uyarınca uzlaşma konusunda sanığın beyanı alınmadan karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Uzlaşma, CMK m. 253 ve devamı maddelerinde düzenlenen, fail ile mağdurun bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak ceza yargılamasını sonlandıran alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Uzlaşma kapsamına giren bir suçta, bu usulün uygulanması bir zorunluluktur. Taraflara uzlaşma teklifinde bulunulması ve bu konudaki beyanlarının alınması, önemli bir usul kuralıdır. Özellikle suça sürüklenen çocuklar söz konusu olduğunda, onların üstün yararı gereği bu tür koruyucu ve onarıcı adalet mekanizmalarının titizlikle uygulanması gerekir. Sanığın veya yasal temsilcisinin beyanı alınmadan, mahkemenin uzlaşma prosedürünü atlayarak hüküm kurması, savunma hakkının ve kanunun amir hükmünün ihlali anlamına gelir ve bu nedenle Yargıtay tarafından bozma sebebi sayılır.