Bir idari davada, davacıya gönderilen dilekçe ret kararının tebliğ mazbatasında, tebliğin 7201 sayılı Kanun m. 35'e göre yapıldığı belirtilmektedir. Bu tebligatın geçerli sayılabilmesi için, anılan maddenin hangi ön koşulunun yerine getirilmiş olması gerekir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315037

7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre ilanen tebligat yapılabilmesinin temel ön koşulu, muhataba daha önce aynı adreste, kanunun gösterdiği usullere göre (yani normal yollarla) en az bir kez başarılı bir tebligat yapılmış olmasıdır. Madde, 'Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse...' şeklinde başlamaktadır. Bu ön koşul, muhatabın o adresi tebligat adresi olarak benimsediğinin ve yargı merciinin bu adresi bildiğinin bir kanıtıdır. Eğer bir kişiye daha önce o adreste hiç usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, o adresin tebligat adresi olduğu varsayılamaz ve doğrudan m. 35'e göre tebligat yapılamaz. Böyle bir durumda yapılan tebligat usulsüzdür ve hukuki sonuç doğurmaz. Danıştay 3. Dairesi'nin E:2012/726 sayılı kararında da bu ilke, tüzel kişiler için getirilen yeni düzenleme (m. 35/4) bağlamında ele alınmıştır. Karar, 'daha önce tebligat yapılmamış olsa bile' resmi kayıtlardaki adrese m. 35'in uygulanabileceğini belirtirken, bu kuralın istisnai olduğunu ve ancak 'resmi kayıtlardaki adres' için geçerli olduğunu vurgular. Dava dilekçesinde gösterilen ve resmi kayıtlarla teyit edilmeyen bir adrese, daha önce usulüne uygun tebligat yapılmamışsa, m. 35 uygulanamaz. Bu, tebligat hukukunun temel güvencelerinden biridir.