Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Şık/Türkiye (No:2) kararında, başvurucunun bir terör örgütü lideri ile röportaj yapması ve bu röportajda 'gerilla' ifadesini kullanması, İHAS m. 10 (ifade özgürlüğü) kapsamında nasıl değerlendirilmiştir?
AİHM, bu eylemleri İHAS m. 10 kapsamında korunan gazetecilik faaliyeti olarak değerlendirmiştir. Mahkemenin gerekçeleri şunlardır: 1. **Haber ve Bilgi Verme Amacı:** Başvurucunun, PKK lideri Cemil Bayık ile yaptığı röportajın amacı, kamuoyunu yakından ilgilendiren bir konuda, yani örgütün silah bırakma sürecinin neden başarısız olduğunu araştırmak ve bu konuda bilgi vermektir. Bu, gazeteciliğin temel işlevlerinden biridir. 2. **Editoryal Özgürlük:** Başvurucunun röportajda 'gerilla savaşçıları/guerrilla fighters' terimini kullanması, AİHM tarafından bir editoryal tercih olarak görülmüştür. Mahkeme, bu ifadenin tek başına, başvurucunun silahlı terör örgütünün eylemlerini onayladığı veya propagandasını yaptığı anlamına gelmeyeceğini belirtmiştir. Bir gazetecinin kullandığı dilin, doğrudan şiddeti övmediği veya nefreti körüklemediği sürece, basın özgürlüğü kapsamında korunması esastır. 3. **Şiddete Teşvik Olmaması:** AİHM, röportajın içeriğinde şiddeti meşrulaştıran, teşvik eden veya savunan bir unsur bulunmadığını tespit etmiştir. Röportaj, bir örgüt liderinin görüşlerini aktarmakla birlikte, bu görüşlerin propagandasını yapma amacı taşımamaktadır. Sonuç olarak AİHM, bir gazetecinin kamusal tartışmaya katkı sağlamak amacıyla bir terör örgütü üyesiyle röportaj yapmasının ve bu sırada belirli ifadeler kullanmasının, şiddeti açıkça desteklemediği sürece, ifade ve basın özgürlüğünün koruması altında olduğunu kabul etmiştir. Bu tür faaliyetlerin suç sayılması, basın üzerinde caydırıcı bir etki yaratır ve demokratik toplumda bilgi akışını engeller.