Bir ceza davasında sanık hakkında verilen mahkumiyet kararı, sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay'ın bozma kararı sonrası yeniden yapılan yargılamada, ilk hükümden daha ağır bir cezaya hükmedilebilir mi? Bu durumu 'kazanılmış hak' ilkesi açısından Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E:2017/20974 sayılı kararı üzerinden açıklayınız.
Hayır, hükmedilemez. Bu durum, ceza muhakemesi hukukundaki 'aleyhe bozma yasağı' veya 'kazanılmış hak' ilkesinin (reformatio in peius yasağı) tipik bir örneğidir. Bu ilke, eski CMUK'un 326. maddesinin son fıkrasında düzenlenmişti ve Yargıtay içtihatlarıyla korunmaya devam etmektedir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin E:2017/20974, K:2018/620 sayılı kararında tam olarak bu durum yaşanmıştır. Bozmadan önceki ilk hükümde sanığa 6000 TL hapisten çevrilen ve 375 TL doğrudan adli para cezası verilmiştir. Bu hüküm sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada yerel mahkeme, bu durumu göz ardı ederek daha ağır bir cezaya hükmetmiştir. Yargıtay, bu uygulamayı 'CMK.nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilmeden yazılı şekilde ceza tayini' olarak nitelendirerek hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur. 'Kazanılmış hak' ilkesi gereğince, eğer bir hüküm sadece sanık (veya lehine olarak avukatı, yasal temsilcisi) tarafından temyiz edilmişse, Cumhuriyet savcısı veya katılan aleyhe temyiz talebinde bulunmamışsa, bozma sonrası verilecek yeni ceza hiçbir şekilde önceki cezadan daha ağır olamaz. Bu kural, sanığın, cezasının ağırlaşacağı korkusu olmadan kanun yollarına başvurabilme hakkını güvence altına alır.