Bir ceza davasında mahkeme, sanık hakkında hem hapis cezasına hem de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmetmiştir. Bu durumda, hapis cezasının süresi iki yıl veya daha az olsa bile, CMK m. 231 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilebilir mi? Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin E:2010/5722 sayılı kararını esas alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315016

Hayır, bu durumda HAGB kararı verilemez. Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin E:2010/5722, K:2010/13725 sayılı kararında bu konuya değinilmiştir. Kararda, 'sanıklar hakkında hapis cezası ile birlikte “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine” hükmolunduğunun anlaşılması ve tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin geciktirilmesinin bunun niteliği ve amacı ile bağdaşmayacak olması karşısında' HAGB kararı verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu kararın arkasındaki mantık şudur: HAGB, kurulan hükmün 5 yıl süreyle hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eder. Oysa TCK m. 191 gibi maddelerde öngörülen 'tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri', sanığın bir an önce tedaviye başlamasını ve ıslahını amaçlayan, derhal uygulanması gereken bir tedbirdir. Hükmün açıklanması 5 yıl süreyle ertelenirse, bu tedbirin de uygulanması ertelenmiş olur. Tedbirin uygulanmasının bu şekilde geciktirilmesi, tedbirin amacına (sağlık ve güvenlik) aykırı düşer. Bu nedenle, bir hüküm, derhal uygulanması gereken bir güvenlik tedbiri (tedavi gibi) içeriyorsa, bu hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün değildir. Bu durumda mahkeme, HAGB koşulları oluşsa bile bu kararı veremez.