Aynı dilekçe ile dava açılabilmesi için İYUK m. 5/2'ye göre 'hak veya menfaatlerde iştirak' bulunması ne anlama gelir? Danıştay 14. Daire'nin E:2012/4889 sayılı kararındaki olayda bu iştirak nasıl gerçekleşmiştir?
'Hak veya menfaatlerde iştirak' bulunması, davacıların dava konusu idari işlem karşısındaki hukuki durumlarının ortak veya birbirine bağlı olması anlamına gelir. Davacıların, işlemden etkilenen hakları veya menfaatleri, birbirinden bağımsız ve kişisel olmaktan ziyade, ortak bir hukuki veya fiili temele dayanmalıdır. Danıştay 14. Dairesi'nin E:2012/4889, K:2013/706 sayılı kararındaki olayda, bir taşınmaz üzerindeki ruhsatsız yapının 'hissedarı' olan 22 kişiye, tek bir belediye encümeni kararıyla para cezası verilmiştir. Bu olayda 'hak veya menfaatlerde iştirak' şu şekilde gerçekleşmiştir: 1. **Ortak Mülkiyet Hakkı:** Tüm davacılar, aynı taşınmaz üzerinde 'hisseli malik'tirler. Dolayısıyla, taşınmaz üzerindeki herhangi bir idari işlem (yıkım, para cezası) onların ortak mülkiyet hakkını ve bundan doğan menfaatlerini doğrudan etkilemektedir. Hakları, bölünmez bir bütün olan taşınmaz üzerindeki paylarına ilişkindir. 2. **Tek ve Bölünmez İşlem:** Dava konusu para cezası ve yıkım ihtarı, yapının tamamına yönelik tek bir tespitten (ruhsatsız olma) kaynaklanmaktadır. İşlem, her bir hissedarın bağımsız bölümü için ayrı ayrı değil, yapının bütünü için tesis edilmiştir. Bu nedenle, işlemin hukuka aykırılığı iddiası tüm hissedarlar için ortak bir menfaattir. Danıştay, bu gerekçelerle davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunduğunu ve davaya yol açan maddi (ruhsatsız yapı) ve hukuki (İmar Kanunu) sebeplerin de aynı olduğunu belirterek, ortak dilekçeyle dava açılmasının İYUK m. 5/2'ye uygun olduğuna ve İdare Mahkemesinin dilekçe ret kararının hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.