Bir idari davada davacı, aynı dilekçeyle aralarında hukuki bağlılık olan birden fazla işleme karşı dava açmıştır. Ancak bu işlemlerden biri Danıştay'ın, diğeri ise İdare Mahkemesi'nin görev alanına girmektedir. Bu durumda davanın akıbeti ne olur? Görev kurallarının önceliği ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #315001

Bu durumda, usul ekonomisi ve İYUK m. 5'teki birlikte dava açma imkanı, görev kurallarının önüne geçemez. İdari yargıda görev kuralları kamu düzenindendir ve mahkeme tarafından re'sen dikkate alınır. Aralarında hukuki bağlılık olsa dahi, farklı yargı mercilerinin görevine giren işlemlerin tek bir dilekçeyle aynı mahkemede görülmesi mümkün değildir. Danıştay 15. Dairesi'nin E:2016/9581, K:2016/5332 sayılı kararında bu durum açıklanmıştır. Kararda, bir genelgenin iptalinin (Danıştay görevi) ve bu genelgeye dayalı bireysel işlemin iptalinin (İş Mahkemesi görevi) tek dilekçeyle istenmesi üzerine, dilekçenin İYUK m. 5'e uygun olmadığına ve m. 15/1-d uyarınca 'dilekçenin reddine' karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacıya, taleplerini ayırarak, her bir talebi için görevli olan yargı merciine (Danıştay, İş Mahkemesi) ayrı ayrı dilekçelerle dava açması için 30 gün süre verilir. Görev kurallarının önceliği ilkesi, bir davanın doğru yargı merciinde görülmesini sağlayan temel bir usul güvencesidir ve İYUK m. 5 gibi dava birleştirmeye yönelik kurallar, bu temel ilkeyi bertaraf edecek şekilde yorumlanamaz.