Anayasa Mahkemesi'nin E.2018/137 sayılı kararında iptal edilen 7075 sayılı Kanun'a eklenen 10/A maddesi, kamu görevine iade edilen kişilerin atanmalarına ilişkin ne gibi sınırlamalar getiriyordu ve bu sınırlamalar hangi anayasal ilkelere aykırılık nedeniyle iptal edildi?
İptal edilen 7075 sayılı Kanun'a eklenen 10/A maddesi, Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla kamu görevine iade edilen kişilerin atanmalarına ilişkin önemli sınırlamalar getiriyordu. Bu madde, iade edilen personelin, eski kadro veya pozisyonuna değil, 'araştırmacı' ve 'mütercim' gibi unvanlı kadrolara atanmasını ve bu atamanın da Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek başka kurumlara yapılmasını öngörüyordu. Ayrıca, bu kişilerin 10 yıl boyunca yöneticilik görevlerine atanamayacağını düzenliyordu. Anayasa Mahkemesi bu düzenlemeyi çeşitli anayasal ilkelere aykırılık nedeniyle iptal etmiştir: 1. **Hukuk Devleti İlkesi (Anayasa m. 2):** Komisyonun iade kararı, kişinin terör örgütleriyle herhangi bir bağının olmadığını tespit eden ve kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka aykırı bulan bir karardır. Bu kararın doğal sonucu, kişinin eski statüsüne ve haklarına kavuşmasıdır. Ancak iptal edilen kural, iade kararının bu hukuki sonuçlarını ortadan kaldırarak kişileri daha düşük statülü ve farklı kurumlardaki görevlere atamak suretiyle, iade kararını anlamsızlaştırmaktadır. Bu durum, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerini zedeleyerek hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz. 2. **Eşitlik İlkesi (Anayasa m. 10):** Hukuka aykırı bir işlemle görevden alınan ve sonrasında göreve iade edilen diğer kamu görevlileri eski görev ve statülerine dönerken, sadece OHAL KHK'ları ile ihraç edilip Komisyon kararıyla iade edilenlere farklı ve daha aleyhe bir muamele yapılması, haklı bir nedene dayanmayan bir ayrımcılık oluşturur ve eşitlik ilkesini ihlal eder. 3. **Kamu Hizmetine Girme Hakkı (Anayasa m. 70):** Kişiyi kazandığı statüden daha düşük bir statüye atamak ve yöneticilik görevlerinden süresiz olarak mahrum bırakmak (10 yıl gibi uzun bir süre), kamu hizmetinde ilerleme ve kariyer yapma hakkını ölçüsüz bir şekilde sınırlandırmaktadır. Bu durum, kamu hizmetine girme hakkının bir gereği olan statü hukukuna ve kariyer ilkesine de aykırıdır.