Bir ceza davasında, sanık hakkındaki tekerrüre esas ilamın sonradan zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Bu durum, sanık hakkında TCK m. 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasını nasıl etkiler? Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E:2016/5086 sayılı kararını referans alınız.
Bu durum, TCK m. 58 uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasını engeller. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, dayanak alınan önceki mahkumiyetin hukuken geçerli ve kesinleşmiş bir mahkumiyet olması gerekir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin E:2016/5086, K:2016/7157 sayılı kararında, ilk derece mahkemesinin tekerrüre esas aldığı ilamın, sonradan Yargıtay tarafından 'zamanaşımı nedeniyle düşme kararı' verildiği tespit edilmiştir. Zamanaşımı nedeniyle düşme kararı, mahkumiyetin hukuki varlığını ortadan kaldıran bir nedendir. Dolayısıyla, hukuken var olmayan veya geçerliliğini yitirmiş bir mahkumiyet, yeni bir suç için tekerrüre esas alınamaz. Yargıtay bu nedenle, ilk derece mahkemesinin bu ilamı tekerrüre esas alarak TCK m. 58'i uygulamasını hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur. Mahkemenin, sanığın adli sicil kaydındaki diğer geçerli mahkumiyetleri inceleyerek tekerrür koşullarının oluşup oluşmadığını yeniden değerlendirmesi gerekirdi.