Anayasa Mahkemesi'nin Nevriye Kuruç kararında atıf yapılan 6384 sayılı Kanun ve bu Kanunla kurulan Tazminat Komisyonu'nun temel amacı ve kapsamı nedir? AYM, bu mekanizmanın mevcut haliyle 'etkili bir başvuru yolu' olma vasfını neden taşımadığını ima etmektedir?
6384 sayılı 'Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun' ile kurulan Tazminat Komisyonu'nun temel amacı, AİHM önünde birikmiş olan ve Türkiye aleyhine ihlal kararı verilmesi muhtemel olan belirli kategorilerdeki (özellikle makul sürede yargılanma ve mahkeme kararlarının icra edilmemesi) başvuruları, iç hukukta bir tazminat mekanizması kurarak çözmektir. Bu sayede hem AİHM'in iş yükünün azaltılması hem de başvuruculara daha hızlı bir giderim sağlanması hedeflenmiştir (6384 s. Kanun m. 1, 2). Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç kararında (§ 78-82), bu mekanizmanın 'etkili bir başvuru yolu' vasfını kalıcı olarak taşımadığını şu gerekçelerle ima etmektedir: 1. **Geçici Niteliği:** Gerek 6384 sayılı Kanun'un ilk hali, gerekse Geçici 2. madde ile yapılan ekleme, sadece belirli tarihler itibarıyla AİHM veya AYM önünde derdest olan başvuruları kapsamaktadır. Yani Komisyon, ileriye dönük olarak sürekli bir başvuru mercii olarak tasarlanmamış, mevcut başvuru stokunu eritmeye yönelik 'geçici' bir çözüm olarak kurgulanmıştır. 2. **Yapısal Sorunu Çözmemesi:** Komisyon, yargılamaların neden uzun sürdüğüne ilişkin yapısal sorunu çözmemekte, sadece uzayan yargılamaların sonucunda ortaya çıkan zararı tazmin etmeye odaklanmaktadır. AYM'nin pilot kararında aradığı ise, sadece tazminat değil, aynı zamanda bu ihlalleri önleyecek kalıcı ve önleyici mekanizmaların da kurulmasıdır. Bu nedenlerle AYM, Tazminat Komisyonu'nun geçmişte belirli bir dönem için etkili bir yol olarak kabul edilmiş olmasına rağmen, gelecekteki tüm makul süre ihlalleri için sürekli ve kalıcı bir 'etkili başvuru yolu' olmadığını, bu nedenle yeni bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğunu vurgulamıştır.