İYUK m. 5/1 uyarınca 'aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabilir' hükmü, Danıştay 12. Daire'nin E:2012/4577 sayılı kararında nasıl yorumlanmıştır? Somut olaydaki hangi iki işlem arasında sebep-sonuç ilişkisi kurulmuştur?
Danıştay 12. Dairesi, E:2012/4577, K:2012/5649 sayılı kanun yararına bozma kararında, bu hükmü usul ekonomisini sağlama ve birbiriyle ilişkili uyuşmazlıkların birlikte çözülerek çelişkili kararların önüne geçme amacı doğrultusunda geniş yorumlamıştır. İdare Mahkemesi, iki ayrı idari işleme karşı tek dilekçeyle açılan davada, işlemlerin konularının ve tesis eden idarelerin farklı olduğu gerekçesiyle dilekçeyi reddetmiştir. Danıştay ise bu kararı hukuka aykırı bulmuştur. Somut olayda dava konusu edilen iki işlem şunlardır: 1. Davacının hastalık izninin idarece resen aylıksız izne çevrilmesine ilişkin işlem. 2. Bu işleme bağlı olarak Temmuz ayı maaşının eksik hesaplanması ve bu eksikliğin giderilmesi talebinin reddine ilişkin işlem. Danıştay, bu iki işlem arasında açık bir 'sebep-sonuç' ilişkisi kurmuştur. Zira ikinci işlem olan maaşın eksik ödenmesi, birinci işlem olan iznin aylıksız izne çevrilmesinin doğrudan bir sonucudur. İkinci işlemin hukuka uygunluğunun denetimi, birinci işlemin hukuka uygunluğunun denetimine bağlıdır. Bu nedenle, aralarında bu denli sıkı bir sebep-sonuç ilişkisi bulunan iki işlemin tek dilekçe ile dava konusu edilebileceğini, İdare Mahkemesinin dilekçe ret kararının hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ve kararı kanun yararına bozmuştur. Bu karar, İYUK m. 5'in lafzından ziyade amacına odaklanan bir yorumu yansıtmaktadır.