Bir davacı, mahkemenin verdiği kesin süre içinde müzekkere masrafını yatırmamıştır. Mahkeme, bu gerekçeyle davalının zamanaşımı itirazını kabul ederek davayı reddedebilir mi? Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin E:2016/76 K:2017/2574 sayılı kararı ışığında 'kesin süre' kurumunun uygulanma koşullarını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314993

Mahkemenin bu şekilde davayı reddetmesi hukuka aykırıdır. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da belirtildiği gibi, 'kesin süre' kurumu, davaların gereksiz yere uzamasını engellemek amacıyla konulmuş olsa da, davanın reddi için bir araç olarak kullanılmamalıdır. Kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için ara kararda şu unsurların bulunması zorunludur: 1. **Açıklık ve Belirlilik:** Yapılacak işler (örneğin masraf yatırma) ara kararda her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek şekilde açık, net ve teker teker belirtilmelidir. 2. **Miktar Belirtme:** Yatırılması gereken masrafın ne kadar olduğu ara kararda açıkça yazılmalıdır. Somut olayda Yargıtay, masraf miktarının belirtilmemesini bir bozma nedeni saymıştır. 3. **Sonuçların İhtarı:** Ara kararda, verilen süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarının (örneğin o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı veya davanın reddedileceği gibi) açıkça anlatılması ve tarafların bu konuda uyarılması (ihtar edilmesi) gerekir. 4. **Makul ve Yeterli Süre:** Verilen sürenin, istenen işlemi yapmak için yeterli ve makul olması gerekir. Somut olayda Yargıtay, mahkemenin verdiği kesin sürenin, masraf miktarını belirtmemesi ve yaptırımının ne olacağını açıkça ihtar etmemesi nedeniyle usulüne uygun olmadığına karar vermiştir. Ayrıca, davanın esası (iş kazasının tespiti gibi) henüz tam aydınlatılmadan, sadece bir masrafın yatırılmaması nedeniyle zamanaşımı def'inin kabul edilerek davanın reddedilmesinin de hatalı olduğunu belirtmiştir. Bu karar, HMK m. 30'daki usul ekonomisi ilkesinin, şekilciliğin hakkın özünü engellememesi gerektiği yönündeki yorumunu yansıtmaktadır.