Bir idari davada, davacı aynı dilekçeyle hem adli yargının görev alanına giren kıdem tazminatı hem de idari yargının görev alanına giren iş sonu tazminatı talebinde bulunmuştur. İdare Mahkemesi bu durumda nasıl bir karar vermelidir? Danıştay 12. Daire'nin E:2013/4271 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Bu durumda İdare Mahkemesi, davanın esasına veya süre aşımı gibi diğer usuli konulara girmeden, dilekçenin 2577 sayılı İYUK'un 5. maddesine uygun olmadığı gerekçesiyle 'dilekçenin reddine' karar vermelidir. Danıştay 12. Dairesi'nin E:2013/4271, K:2015/4905 sayılı kararında tam olarak bu durum ele alınmıştır. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin davayı süre aşımından reddetmesini bozmuş ve doğru kararın ne olması gerektiğini açıklamıştır. Gerekçe şudur: İYUK m. 5, aralarında bağlantı bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılmasına izin verse de, bu kural aynı yargı kolunun görevine giren uyuşmazlıklar için geçerlidir. Somut olayda kıdem tazminatı İş Mahkemelerinin (adli yargı), 4/C'li personele ilişkin iş sonu tazminatı ise İdare Mahkemelerinin (idari yargı) görev alanına girmektedir. Farklı yargı kollarına ait taleplerin tek bir dilekçede birleştirilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durum, İYUK m. 14/3-g ve m. 15/1-d uyarınca bir 'dilekçe ret' sebebidir. Mahkeme, dilekçeyi reddederek davacıya, taleplerini ayırarak görevli yargı kollarında (İş Mahkemesi ve İdare Mahkemesi) ayrı ayrı dava açması için 30 günlük süre vermelidir.