7145 sayılı Kanun'un 12. maddesiyle 3713 sayılı Kanun'a eklenen ek 4. maddede, kamu görevinden çıkarılanlarla ilgili 'iltisakı yahut bunlarla irtibatı' ibaresi AYM tarafından iptal edilmezken, 'üyeliği, mensubiyeti' ibaresi neden iptal edilmiştir? İki kavram seti arasındaki anayasal fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314982

Anayasa Mahkemesi, E.2018/137, K.2022/86 sayılı kararında bu iki kavram setini farklı anayasal ilkelere göre değerlendirmiştir. **'Üyeliği, mensubiyeti' ibaresinin iptal nedeni:** Bu ibareler, 'masumiyet karinesi' (Anayasa m. 36, 38) ilkesine aykırılık nedeniyle iptal edilmiştir (§ 222-228). Gerekçe şudur: 'Örgüt üyeliği', ceza kanunlarında tanımlanmış bir suçtur. Bir kişinin, hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaksızın, sadece idari bir işlemle (kamu görevinden çıkarma) 'üye' veya 'mensup' olarak nitelendirilmesi, onun suçlu olduğunun peşinen kabul edilmesi anlamına gelir. Bu durum, 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz' ilkesini ihlal eder. **'İltisakı yahut bunlarla irtibatı' ibaresinin iptal edilmeme nedeni:** AYM, bu ibareleri mülkiyet hakkı (Anayasa m. 13, 35) bağlamında incelemiştir. Mahkeme, 'iltisak' ve 'irtibat' kavramlarının genel nitelikte olduğunu, objektif anlamlarının ve sınırlarının yargı içtihatlarıyla belirlenebileceğini kabul etmiştir. Bu nedenle, bu kavramlara dayalı olarak silah ruhsatının iptal edilmesini, mülkiyet hakkına 'kanuni' bir sınırlama olarak görmüştür. Ayrıca, milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması amacını 'meşru' bulmuş ve bu tedbiri amaca ulaşma bakımından 'elverişli', 'gerekli' ve 'orantılı' olarak değerlendirmiştir (§ 230-237). AYM'ye göre 'iltisak' ve 'irtibat', 'üyelik' gibi doğrudan bir suç isnadını içermeyen, daha çok idari bir değerlendirmeyi yansıtan kavramlardır ve bu nedenle masumiyet karinesini aynı şekilde ihlal etmezler. Temel fark, 'üyelik' ve 'mensubiyet'in doğrudan bir suç tipini çağrıştırması ve bu nedenle masumiyet karinesini ihlal etmesi, 'iltisak' ve 'irtibat'ın ise daha idari bir tedbire dayanak olabilecek, suç isnadı içermeyen daha geniş ve yoruma açık kavramlar olarak kabul edilmesidir.