Ahmet Şık kararındaki AYM karşı oyunda, gazetecilik faaliyetlerinin terör propagandası olarak nitelendirilmesine karşı hangi argümanlar öne sürülmüştür? 'Sorunlu gazetecilik' ile 'terör propagandası' ayrımı nasıl yapılmıştır?
AYM üyesi Engin Yıldırım'ın karşı oyunda, gazetecilik faaliyetlerinin terör propagandası olarak nitelendirilmesine karşı şu temel argümanlar ileri sürülmüştür: 1. **Haber Değeri ve Kamu Tartışması:** Terör eylemlerinin haberleştirilmesinin potansiyel olarak terör örgütü propagandası olarak değerlendirilemeyeceği, aksinin kabulünün demokratik bir toplumda sağlıklı bilgi akışını engelleyeceği belirtilmiştir. Başvurucunun haber ve röportajlarının haber değeri taşıdığı ve kamuyu ilgilendiren tartışmalara katkı sağladığı vurgulanmıştır. 2. **Şiddete Teşvik Unsuru:** Bir ifadenin terörle bağlantılı bir suçlamaya konu edilebilmesi için şiddete veya isyana çağrı niteliğinde olması, şiddeti övücü veya meşrulaştırıcı olması gerektiği belirtilmiştir. Başvurucunun yazılarının sert ve eleştirel olsa da şiddeti teşvik eden bir dil kullanmadığı sonucuna varılmıştır. 3. **Editoryal Tercih ve 'Sorunlu Gazetecilik':** Karşı oyda, bir gazetecinin terör örgütü lideriyle yaptığı röportajda 'gerilla' gibi ifadeler kullanmasının, örgüt propagandası olarak değil, gazetecinin veya yayın organının editoryal tercihi olarak görülmesi gerektiği savunulmuştur. Bu tür 'kötü tercihler'in, suç teşkil etmek yerine 'sorunlu gazetecilik' olarak eleştirilebileceği, ancak cezai bir yaptırıma konu olmaması gerektiği ifade edilmiştir. Bu ayrım, gazetecilik etiği ve editoryal özgürlük ile ceza hukukunun sınırlarını çizmeye yöneliktir. Gazeteciliğin eleştirilebilir veya etik dışı olması, otomatik olarak suç teşkil ettiği anlamına gelmez. (Bkz: Ahmet Şık [GK], Karşı Oy, § 16, 20).