HMK m. 30'da düzenlenen usul ekonomisi ilkesi ile İYUK m. 5'te düzenlenen 'aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller' arasında nasıl bir ilişki vardır? Danıştay 14. Daire'nin E:2012/4889, K:2013/706 sayılı kararındaki olayı ve gerekçeyi dikkate alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314977

HMK m. 30'daki usul ekonomisi ilkesi, yargılamanın hızlı, basit ve en az masrafla yürütülmesini amaçlayan genel bir ilkedir. İYUK m. 5 ise bu genel ilkenin idari yargıdaki özel bir yansımasıdır. İYUK m. 5/1, aralarında maddi veya hukuki bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı tek dilekçeyle dava açılmasına izin verir. İYUK m. 5/2 ise, hak veya menfaatlerinde iştirak bulunan ve davaya yol açan maddi/hukuki sebeplerin aynı olması halinde birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesini düzenler. Bu düzenlemelerin amacı, usul ekonomisidir: yani gereksiz zaman, emek ve masraf israfını önlemek ve farklı kararlar çıkma olasılığını ortadan kaldırmaktır. Danıştay 14. Daire'nin E:2012/4889, K:2013/706 sayılı kararında, hissedarı oldukları ruhsatsız yapı nedeniyle birden çok kişiye tek bir encümen kararıyla para cezası verilmiştir. Bu kişiler ortak dilekçeyle dava açmıştır. İdare Mahkemesi, her bir davacının ayrı dava açması gerektiği gerekçesiyle dilekçeyi reddetmiştir. Danıştay ise bu kararı kanun yararına bozmuştur. Gerekçesinde, davaya yol açan maddi olayın (ruhsatsız yapı) ve hukuki sebebin aynı olduğunu, davacıların hak ve menfaatlerinde (hissedarlık) iştirak bulunduğunu, dolayısıyla İYUK m. 5/2'ye göre ortak dilekçeyle dava açılabilmesinin usul ekonomisi ilkesinin bir gereği olduğunu belirtmiştir. Bu karar, İYUK m. 5'in, HMK m. 30'daki genel ilkenin idari yargıdaki somut bir uygulama kuralı olduğunu göstermektedir.