AYM'nin E.2018/137 sayılı kararında, kamu görevinden çıkarılan kişilere ilişkin düzenlemede yer alan '...üyeliği, mensubiyeti ve...' ibaresi hangi anayasal ilke temelinde ve hangi gerekçeyle iptal edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314969

Anayasa Mahkemesi, söz konusu ibareyi Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının bir unsuru olan ve 38. maddesinin dördüncü fıkrasında ayrıca düzenlenen 'masumiyet karinesi' ilkesine aykırılık gerekçesiyle iptal etmiştir (§ 222-223). Mahkemenin gerekçesi şu şekildedir: Terör örgütüne 'üye olmak' TCK ve 3713 sayılı Kanun kapsamında bir suç olarak tanımlanmıştır. Dava konusu kural, haklarında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmayan, sadece idari bir kararla (kamu görevinden çıkarma) bu sıfatlar (üyelik, mensubiyet) atfedilen kişilerin silah ruhsatlarının iptalini öngörmektedir. AYM'ye göre, bir kişinin suçluluğu kesinleşmiş bir yargı kararıyla sabit olmadan, idari bir işlemle 'terör örgütü üyesi veya mensubu' olarak nitelendirilmesi, o kişinin suçlu olarak kabul edilmesi anlamına gelir (§ 225-226). Bu durum, 'suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz' şeklindeki masumiyet karinesini ihlal etmektedir. Dolayısıyla, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olmadan kişilerin suçlu sayılmasına neden olabilecek ifadeler içeren kural, masumiyet karinesine aykırılık oluşturduğu için iptal edilmiştir (§ 227-228).