Bir işçi, 8 yıl önce açtığı kıdem tazminatı davasının hala derdest olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda bulunmuştur. AYM'nin Nevriye Kuruç kararındaki tespitler ışığında, bu başvurucunun hem 'makul sürede yargılanma hakkı' hem de 'etkili başvuru hakkı' yönünden ihlal kararı alması muhtemel midir? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314967

Evet, muhtemeldir. Anayasa Mahkemesi, Nevriye Kuruç kararında (Başvuru No: 2021/58970) iş davalarının 7 yılı aşkın sürmesini makul sürede yargılanma hakkının (Anayasa m. 36) ihlali olarak kabul etmiştir (§ 51). Somut olaydaki 8 yıllık süre de benzer şekilde bir ihlal teşkil edecektir. Daha da önemlisi, AYM aynı kararda, yargılamanın uzun sürmesine karşı başvurulabilecek, zararları giderecek kalıcı ve etkili bir mekanizma bulunmamasını yapısal bir sorun olarak tespit etmiştir (§ 82). Bu durum, makul sürede yargılanma hakkı ile bağlantılı olarak etkili başvuru hakkının (Anayasa m. 40) da ihlal edildiği anlamına gelmektedir (§ 98-99). Dolayısıyla, 8 yıldır davası süren işçi, hem davasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının, hem de bu duruma karşı şikayetini iletebileceği ve tazminat alabileceği etkili bir yol bulunmaması nedeniyle etkili başvuru hakkının ihlal edildiği yönünde bir karar alacaktır. AYM, bu iki hakkın da ihlal edildiğine hükmedecektir.