Anayasa Mahkemesi'nin Nevriye Kuruç başvurusunda kullandığı 'pilot karar' usulünün hukuki niteliği ve amacı nedir? Bu usulün, bireysel başvuru sisteminin 'ikincillik ilkesi' ile ilişkisini açıklayınız.
Pilot karar usulü, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 75. maddesinde düzenlenmiş olup, bir başvurunun yapısal bir sorundan kaynaklandığının ve bu sorunun başka başvurulara da yol açtığının tespit edilmesi halinde uygulanır. Nevriye Kuruç kararında (Başvuru No: 2021/58970) AYM, makul sürede yargılanma hakkı ihlallerinin binlerce başvuruya konu olmasını 'yapısal bir sorun' olarak nitelendirmiş ve bu sorunun çözümü için yasama organına bildirimde bulunarak pilot karar usulünü uygulamıştır (§ 106-113). Pilot kararın amacı, sadece somut başvuruyu çözmek değil, benzer nitelikteki tüm başvuruları etkileyecek şekilde yapısal sorunun kaynağını ortadan kaldırmaya yönelik genel bir çözüm üretmektir. Bireysel başvurunun ikincilliği ilkesi (Anayasa m. 148/3), hak ihlallerinin öncelikle idari ve yargısal olağan kanun yollarında giderilmesini, Anayasa Mahkemesi'ne ise bu yollar tüketildikten sonra başvurulmasını ifade eder. Nevriye Kuruç kararında AYM, makul sürede yargılanma hakkı ihlallerine karşı etkili bir başvuru yolu bulunmamasının, bu ihlal iddialarının ilk elden ve doğrudan AYM önünde incelenmesine yol açtığını, bunun da ikincillik ilkesiyle bağdaşmadığını vurgulamıştır (§ 85-87). Dolayısıyla, pilot karar ile AYM, yasama organını etkili bir başvuru yolu (örn. Tazminat Komisyonu gibi kalıcı bir mekanizma) oluşturmaya teşvik ederek, ikincillik ilkesini işler hale getirmeyi ve kendi iş yükünü hafifleterek bireysel başvuru sisteminin etkinliğini korumayı amaçlamaktadır.