Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 24.10.2022 tarihli, 2022/6012 E. sayılı kararında, işyerinde konsomatris olarak çalışan kişinin, işyeri sahibinin bulundurduğu sahte içkiden içerek ölmesi olayında, işyeri sahibinin eylemi neden 'olası kastla öldürme' değil de 'bilinçli taksirle öldürme' olarak kabul edilmiştir?
Yargıtay, bu kararda olası kast ile bilinçli taksir arasındaki ayrımı, failin neticeye yönelik zihinsel tutumuna göre yapmıştır. Karara göre; 'öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesine kayıtsız kalınması' olası kastı, 'öngörülen muhtemel neticenin meydana gelmesinin istenmemesine rağmen neticenin meydana gelmesinin engellenemediği ahval' ise bilinçli taksiri oluşturur. Somut olayda işyeri sahibinin, sattığı/bulundurduğu içkiden birinin ölebileceğini öngördüğü, ancak kendi becerisine, şansına, tecrübesine veya başka bir etkene güvenip 'neticenin meydana gelmeyeceğine inanarak' hareket ettiği kabul edilmiştir. Bu, neticeyi kabullenmekten (olası kast) farklıdır. Karar, bu tespiti yaparken YCGK'nın 05.04.2022 tarihli emsal kararını (2020/1-320 E.) referans almıştır. Bu yaklaşım, failin sadece satıcı veya bulunduran olmasının, imalatçı olmamasının, neticenin gerçekleşmeyeceğine dair bir beklenti içinde olduğu yönünde bir karine oluşturduğu eğilimini yansıtmaktadır. Bu nedenle eylem, sonucu kabullenme değil, istememe fakat öngörme olarak nitelendirilmiş ve bilinçli taksir kabul edilmiştir.