Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2014/9691 E. sayılı kararında, keşide yeri 'ESK.' olarak gösterilen bir çekin neden 'özel belgede sahtecilik' suçuna vücut verdiği kabul edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31479

Çek, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen kambiyo senetlerindendir ve kanunen 'resmi belge' hükmündedir. Çek üzerinde yapılan sahtecilik, kural olarak 'resmi belgede sahtecilik' (TCK m. 204) suçunu oluşturur. Ancak bir belgenin çek olarak hukuki geçerlilik taşıyabilmesi için, TTK'da sayılan zorunlu unsurları içermesi gerekir. Bu unsurlardan biri de 'keşide yeri'dir. Yargıtay'ın anılan kararında, keşide yeri olarak gösterilen 'ESK.' kısaltmasının, 'hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde anlaşılabilir bir idari birim adını (il, ilçe, bucak, köy) ifade etmediği' ve 'birden çok idari birimin adını çağrıştırdığı' belirtilmiştir. Zorunlu unsurlarından birini taşımayan bir belge, o belge türünün (çek) hukuki sonuçlarını doğuramaz. Dolayısıyla, zorunlu unsuru eksik olan bu belge, kambiyo senedi (çek) niteliğini kaybetmiş ve 'adi yazılı senet' haline gelmiştir. Bu nedenle, bu belge üzerinde yapılan sahtecilik eylemi, 'resmi belgede sahtecilik' değil, 'özel belgede sahtecilik' (TCK m. 207) suçunu oluşturur. Yargıtay, suç vasfında bu şekilde bir hataya düşülmesini bozma nedeni saymıştır.