Bir boşanma davasında, davalı erkeğin sadece evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini (örneğin ekonomik katkı) yerine getirmemesi, davacı kadın lehine manevi tazminata (TMK m. 174/2) hükmedilmesi için yeterli bir sebep midir? Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2016/21429 E. sayılı kararı bu konuda ne diyor?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31469

Hayır, tek başına yeterli bir sebep değildir. Yargıtay'ın anılan kararında da belirtildiği gibi, TMK m. 174/2 uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, boşanmaya sebep olan olayların, davacının 'kişilik haklarına saldırı' teşkil etmesi gerekir. Her kusurlu davranış, otomatik olarak kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Yargıtay, kararında 'salt evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini yerine getirmeme ve bu görevlerden kaçınma kişilik haklarına saldırı teşkil etmez' diyerek bu ayrımı net bir şekilde yapmıştır. Örneğin, eşe fiziksel şiddet uygulama, hakaret etme, aldatma gibi eylemler kişilik haklarına saldırı sayılırken; sadece evin ekonomik giderlerine katılmama veya ev işlerine yardım etmeme gibi eylemler, boşanma için kusur teşkil etse de, tek başlarına kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilip manevi tazminat gerektirmez.