5271 sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılma hükümsüz kaldığında, örneğin katılan vekilinin 08.07.2015 tarihli dilekçe ile şikayetten vazgeçmesi durumunda, bu vazgeçme mahkemeye ulaştığı andan itibaren mi hüküm doğurur, yoksa mahkemenin bu konuda bir karar vermesi gerekir mi?
Vazgeçme, tek taraflı bir irade beyanı olup, mahkemeye ulaştığı andan itibaren hukuki sonuçlarını doğurur. Mahkemenin bu konuda ayrıca bir 'kabul' kararı vermesi gerekmez. Vazgeçme beyanıyla birlikte katılma kendiliğinden hükümsüz hale gelir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/6480 E., 2018/1166 K. sayılı kararında da, vekilin dilekçesi ile şikayetten vazgeçmiş olduğu tespiti yapıldıktan sonra, CMK m. 243 gereğince katılan sıfatının hükümsüz olduğu sonucuna varılmış ve bu durumun sonuçları (vekalet ücretine hükmedilememesi) belirtilmiştir. Mahkemenin tespiti, kurucu değil, açıklayıcı niteliktedir.