Menfaat çatışması nedeniyle sanıkların ayrı müdafilerle temsil edilmesi gerektiği halde, yargılamanın ortak müdafi ile yürütülmesi durumunda, bu usuli aykırılığın sonradan giderilmesi mümkün müdür, yoksa bu durum mutlak bir bozma nedeni midir?
Bu durum, Yargıtay tarafından sonradan giderilmesi mümkün olmayan, savunma hakkının özünü zedeleyen mutlak bir bozma nedeni olarak kabul edilmektedir. Yargıtay kararlarında (örn: Y. 2. CD, 2015/11976 E., 2018/3759 K.), bu aykırılığın varlığı halinde diğer yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmektedir. Çünkü menfaat çatışması altında yapılan bir savunma, en başından itibaren adil yargılanma hakkını ihlal eder ve yargılamanın ilerleyen aşamalarında bu sakatlığın telafi edilmesi mümkün görülmez. Sanıkların en temel hakkı olan savunma hakkı, en başından itibaren zafiyete uğramıştır.