6638 sayılı Kanun ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 11. maddesine eklenen G fıkrası, valiye 'suçun aydınlatılması ve suç faillerinin bulunması için gereken acele tedbirlerin alınması hususunda doğrudan emirler' verme yetkisi tanımıştır. Bu hüküm, CMK sistematiği ve Anayasa açısından neden sorunludur?
Makalede (sen.av.tr/tr/makale/6638-sayili-ic-guvenlik-kanunu) belirtildiği gibi, bu hüküm Anayasa'nın 'kuvvetler ayrılığı' (m.9) ve 'hukuk devleti' (m.2) ilkelerine açıkça aykırıdır. CMK sistematiğinde, adli soruşturmanın amiri ve yürütücüsü, yargı organının bir parçası olan Cumhuriyet savcısıdır (CMK m.160, 161). Vali ise yürütme organına bağlı bir idari amirdir. Valinin, adli bir süreç olan soruşturmaya doğrudan müdahale ederek kolluğa emir vermesi, yürütmenin yargının alanına girmesi anlamına gelir. Bu, Cumhuriyet savcısının soruşturmadaki etkinliğini azaltır, yargı bağımsızlığını zedeler ve adli kolluk-savcı ilişkisinin temel mantığına aykırıdır.