6638 sayılı Kanun ile 2911 sayılı Kanun'un 33. maddesinde yapılan değişiklikle, yasadışı örgüt ve topluluklara ait amblem ve işaret taşımanın veya bu nitelikte slogan atmanın suç haline getirilmesi, 'belirlilik' ilkesi açısından hangi zorlukları içermektedir?
Makalede (sen.av.tr/tr/makale/6638-sayili-ic-guvenlik-kanunu) eleştirildiği gibi, bu düzenleme 'belirlilik' ilkesi açısından ciddi zorluklar içermektedir. 'Yasadışı örgüt ve topluluk' veya 'kanunların suç saydığı nitelikte slogan' gibi kavramlar son derece soyut ve yoruma açıktır. Hangi örgütün 'yasadışı' sayılacağı, hangi sloganın 'suç teşkil eden nitelikte' olduğu gibi konuların tespiti, uygulayıcıların (kolluk ve savcılar) sübjektif takdirine bırakılmıştır. Bu durum, vatandaşların hangi eylemin veya ifadenin suç sayılacağını önceden öngörmesini imkansız hale getirir. Bu belirsizlik, ifade ve protesto özgürlüğünün keyfi bir şekilde kısıtlanmasına yol açabilir ve 'kanunilik' ilkesini zedeler.