Yargıtay, bir beraat kararını temyiz incelemesinden geçirirken, 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' (CMK m. 223/2-e) gerekçesini denetleyebilir mi? Bu denetim 'maddi vakıa denetimi' midir, yoksa 'hukukilik denetimi' midir?
Bu konu tartışmalı olmakla birlikte, Yargıtay'ın genel eğilimi bu denetimi yapabileceği yönündedir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi'nin 2018/3041 E. sayılı kararındaki karşı oy ve Ceza Genel Kurulu'nun 2019/504 sayılı kararındaki mantık, bu denetimin salt bir 'maddi vakıa denetimi' olmadığını, aynı zamanda bir 'hukukilik denetimi' olduğunu savunur. Zira, bir suçun sübut bulup bulmadığına ilişkin mahkeme kanaatinin, dosyadaki delillerle uyumlu olup olmadığı, mantık ve tecrübe kurallarına aykırı düşüp düşmediği, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin doğru uygulanıp uygulanmadığı gibi hususlar hukuki değerlendirmelerdir. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin yerine geçip delil takdir etmez, ancak yapılan delil takdirinin ve ulaşılan sonucun hukuka uygun olup olmadığını denetler.