CMK m. 148'de düzenlenen 'ifade alma ve sorguda yasak usuller' ile TCK m. 94'teki 'işkence' suçu arasında nasıl bir bağlantı vardır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #31442

İki madde arasında doğrudan ve tamamlayıcı bir ilişki vardır. CMK m. 148, ceza muhakemesi hukukunda delil elde etme yöntemlerini düzenlerken, TCK m. 94 ise bu yasak yöntemlerin bir kısmını maddi ceza hukuku alanında suç olarak tanımlar. CMK m. 148, şüpheli veya sanığın beyanının özgür iradesine dayanması gerektiğini temel bir ilke olarak koyar ve bunu engelleyici nitelikteki 'kötü davranma, işkence, ilaç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehdit' gibi bedensel veya ruhsal müdahaleleri yasaklar. Bu yasak usullerle elde edilen ifadeler, rıza olsa dahi delil olarak değerlendirilemez ('delil yasağı'). TCK m. 94 ise, CMK m. 148'de sayılan bu yasak usullerden en ağırları olan 'işkence', 'cebir', 'tehdit' gibi eylemleri, eğer bir kamu görevlisi tarafından belirli amaçlarla (itiraf alma, cezalandırma vb.) işlenirse, 'işkence suçu' olarak tanımlayarak faillerin cezai sorumluluğunu düzenler. Kısacası, CMK m. 148 bir usul normu olarak neyin 'yasak delil' olduğunu belirlerken, TCK m. 94 bu yasak fiillerin bir kısmını 'suç' olarak tanımlayarak yaptırıma bağlar.