Temyiz incelemesinin kapsamını belirleyen CMK m. 301'in, 'temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar' hükmü, usule ilişkin temyiz nedenlerinin somutlaştırılması gerektiğini nasıl ortaya koymaktadır?
Bu hüküm, usule ilişkin temyiz nedenlerinin soyut iddialar şeklinde değil, somut vakıalara dayandırılması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Temyiz eden taraf, hangi usul kuralının (örneğin, CMK m. 216 - son söz hakkı) ihlal edildiğini ve bu ihlalin hangi somut 'olay' (örneğin, 15.03.2023 tarihli duruşmada sanığa son sözün sorulmaması olayı) ile gerçekleştiğini dilekçesinde belirtmek zorundadır. 'Usule aykırı yargılama yapılmıştır' gibi genel bir ifade, bu şartı karşılamaz. Kanun koyucu, Yargıtay'ın soyut iddialar üzerinden değil, somut olaylar üzerinden bir usul denetimi yapmasını amaçlamıştır (Ceza Genel Kurulu 2019/459 E., 2020/459 K.).