Yargıtay'ın, kanun yararına bozma yoluna başvurulabilmesi için 'hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşması' gerektiği yönündeki içtihadı (YCGK 15.06.2010 tarihli karar), bu olağanüstü kanun yolunun hangi özelliğiyle ilgilidir?
Bu içtihat, kanun yararına bozma yolunun 'olağanüstü' bir kanun yolu olması ve 'kesinleşmiş hükmün otoritesini' sarsma potansiyeli taşımasıyla ilgilidir. Olağan kanun yolları (istinaf, temyiz) tüketilerek kesinleşmiş bir karara müdahale, ancak çok önemli ve bariz hukuka aykırılıklar halinde mümkün olmalıdır. Mahkemenin delil takdiri veya alt-üst sınır arasında ceza belirlemesi gibi takdire dayalı hususlardaki hatalar, genellikle 'ciddi boyutta' bir hukuka aykırılık olarak görülmez. Ancak, mahkemenin kendi belirttiği takdirin aksine (örn. 'alt sınırdan' deyip üst sınırdan ceza vermesi) karar vermesi gibi bariz çelişkiler, bu yola başvurulmasını gerektirecek ciddiyette kabul edilir (YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ Esas : 2017/19085 Karar : 2017/26617'de atıf yapılan YCGK kararı).