Maddi hukuka aykırılık ve muhakeme hukukuna aykırılık iddialarının temyiz dilekçesinde ileri sürülüş biçimleri arasında kanun koyucunun getirdiği temel fark nedir? Bu fark, Yargıtay'ın inceleme kapsamını nasıl etkiler?
Temel fark, kanun koyucunun muhakeme hukukuna aykırılık iddiasında, aykırılığın dayandığı olguların somutlaştırılmasını ve açıkça belirtilmesini aramasına karşın (CMK m. 301), maddi hukuka aykırılık iddiası için böyle bir somutlaştırma zorunluluğu getirmemiş olmasıdır. Bu nedenle, 'hukuka veya yasaya aykırı olduğu savıyla hükmün bozulmasını istemek', maddi hukuka aykırılık yönünden bir temyiz nedeni olarak yeterli kabul edilir ve Yargıtay, dosyaya yansıyan tüm maddi hukuk aykırılıklarını inceleyebilir. Ancak aynı ifade, muhakeme hukukuna aykırılık iddiası için yeterli görülmez ve bu yönde bir inceleme yapılmaz (mutlak hukuka aykırılık halleri hariç) (Ceza Genel Kurulu 2019/459 E., 2020/459 K.).