TCK 102/3-b bendindeki 'kamu görevinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle' cinsel saldırı suçunda, failin görevdeki unvanı (örn. başhekim yardımcısı) tek başına 'nüfuzun kötüye kullanıldığı'nı kanıtlar mı?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314040

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2023/417 E., 2023/673 K. sayılı kararı bu konuya açıklık getirmiştir. Kararda, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başhekim yardımcısı olarak görev yapan doktor sanığın fiilinde, 'kamu görevinin sağladığı kolaylıktan yararlanılmasının bu nitelikli hâlin uygulanması için yeterli olmayıp fail tarafından muhakkak kamu görevi veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuzun kötüye kullanılması gerektiği' vurgulanmıştır. Sanığın görevdeki unvanı tek başına nüfuzun kötüye kullanıldığını kanıtlamaz. Nüfuzun varlığı için, görevin katılan üzerinde 'güç ve otorite oluşturması', bu otoritenin 'katılanın direncini kırması' ve katılanın bu nedenle çekinerek karşı koyamaması gerektiği belirtilmiştir. Eğer katılanın muayene için sanık doktordan usulüne uygun randevu almadığı ve sanığın da inisiyatif kullanarak muayene ettiği bir durum varsa, sadece 'kolaylıktan faydalanma' vardır, 'nüfuzun kötüye kullanılması' yoktur.