Yargıtay kararlarında, 'cesetsiz cinayet' davalarında maddi hakikate ulaşmada 'delil konuşur, konuşmazsa bilirkişi konuşturur' sözünün anlamı nedir?
Bu söz, ceza muhakemesinde maddi hakikate ve adalete ulaşabilmek için delillerin merkezi önemini vurgular. 'Cesetsiz cinayet' bağlamında ise, temel maddi delil olan cesedin veya kalıntılarının bulunamaması durumunda, bilirkişi incelemelerinin (otopsi, biyolojik/kimyasal/kriminal incelemeler) yapılamaması büyük bir zorluk yaratır. Bu durumda, 'delil konuşmazsa' (yani ceset veya somut bulgular yoksa), yargılamanın başka delillere (ikrar, tanık beyanı, HTS kayıtları, görüntü/ses kayıtları) yönelerek 'konuşturma' (yani delil toplama ve yorumlama) çabasına girişildiğini ifade eder. Ancak, bu çabaların CMK 223/5'deki 'yüzde yüz ispat' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkeleriyle uyumlu olması gerektiği vurgulanır.