Cesetsiz cinayet davalarında, 'yaklaşık ispat yasağı'nın (CMK 223/5) göz ardı edilmesi durumunda ortaya çıkabilecek 'telafisi çok güç veya imkansız sonuçlar' neler olabilir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #314021

Makalede, 'yaklaşık ispat yasağı'nın göz ardı edilerek varsayıma dayalı mahkumiyetler verilmesinin yol açabileceği en ciddi sonuçlar şunlardır: 1. **Maktulün Yaşadığının Ortaya Çıkması:** Mahkumiyet kararının kesinleşmesinden ve hatta infazına başlanmasından sonra kayıp şahsın yaşadığının anlaşılması, yargılama hatasının en somut ve telafisi imkansız sonucudur. Bu, adaletsizliğin en bariz örneğidir. 2. **Doğal Yollarla Ölümün Tespiti:** Maktulün cinayetle değil, doğal sebeplerle veya bir kaza sonucu öldüğünün sonradan kanıtlanması da yanlış mahkumiyetin ve telafisi güç sonuçların doğmasına neden olur. 3. **Hukuksuzluk ve Adalet Duygusunun Zedelenmesi:** Hukuka aykırı delillerle veya yetersiz ispatla verilen mahkumiyetler, toplumun adalet sistemine olan güvenini sarsar ve hukuk devleti ilkesini zedeler. Bu durum, Anayasa 138/1 ve CMK 217'ye aykırılık teşkil eder.