Cesetsiz cinayet vakalarında, 'ikrarın güvenilirliğini sorgulama' ve 'cesedin neden bulunamamış olabileceği ile ilgili soyut gerekçeler üretmeme' neden önemlidir?
Makalede, bu unsurların 'cesetsiz cinayet' davalarında maddi hakikate ve adalete ulaşmak için hayati önem taşıdığı vurgulanır. Eğer ikrarın güvenilirliği sorgulanmazsa (örn. zorla alınmış mı, çelişkili mi, çıkar amaçlı mı), yanlış mahkumiyet riski artar. Cesedin bulunamamasına dair soyut gerekçeler (örn. 'kaybolmuştur' gibi) üretmek yerine, bunun bilimsel ve mantıklı açıklamalarının (örn. akarsu debisi, geçen süre, arazi yapısı) somut olarak ortaya konulması gerekir. Aksi takdirde, kanıtlanamamış bir durum üzerinden varsayımsal bir sonuca gidilmesi, 'yaklaşık ispat yasağına' (CMK 223/5) aykırı düşer ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesini ihlal eder. Yazar, bu tür yaklaşımlara katılmadığını belirtir.