CMK 139. maddesi uyarınca gizli soruşturmacı tarafından toplanan deliller, kovuşturma aşamasında sanık ve müdafiinin savunma hakkı açısından nasıl bir denge içinde ele alınır?
CMK 139. maddesi ve Yargıtay kararları (örn. 10. CD, 2020/4933 E., 2021/12577 K.) bu dengeyi şu şekilde kurar: 1. **Tanık Olarak Dinlenme:** Eğer gizli soruşturmacının beyanları suçun sübutu için önemliyse ve kendisi adli kolluk görevlisi ise, tanık olarak dinlenmesi gereklidir. 2. **Kimlik Koruma:** Gizli soruşturmacının kimliğinin ortaya çıkması kendisi veya yakınları açısından ağır bir tehlike oluşturacaksa, CMK 58/2 ve Tanık Koruma Kanunu 9 uyarınca kimliği saklı tutularak (ses veya görüntüsü değiştirilerek, özel ortamda) dinlenir. 3. **Soru Sorma Hakkı:** Adil yargılanma hakkı (AİHS 6/3-d) gereği, sanık ve müdafiine aleyhe tanıklara soru sorma olanağı tanınmalıdır. Bu, gizliliğin korunmasıyla birlikte, savunma hakkının kısıtlanmamasını sağlamak için kritik öneme sahiptir. Yargıtay, bu hakkın kısıtlandığı durumlarda hükmü bozma sebebi sayabilmektedir.