Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 14.05.2018 tarihli kararında (2017/9473 E., 2018/3650 K.), sanığın cinsel istismar eylemini 'gönüllü vazgeçme' nedeniyle tamamlamadığına hükmedilmesinin gerekçesi nedir?
Bu kararda, sanığın mağdure E.'ye yönelik cinsel istismar eylemi sırasında mağdurenin 'abi bana dokunma, ben kızım, ... abla dul, onunla birlikte ol' şeklindeki sözlerinden sonra birlikte odasına gittikleri Y.'nin de '...i evden gönderirsen seninle ilişkiye girerim' şeklindeki beyanı üzerine sanığın, E.'i tanık Y.'le birlikte evden gönderdiği anlaşılmıştır. Yargıtay, mevcut haliyle olayda sanığın nitelikli cinsel istismar eylemine yönelik hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde 'ciddi bir engel neden olmaksızın eylemine kendiliğinden son vermesi' nedeniyle TCK 36. maddesinde yer alan gönüllü vazgeçme hükümlerinin nazara alınması gerektiğine hükmetmiştir. Bu durumda sanık, nitelikli cinsel istismar suçuna teşebbüsten ceza almamış, o ana kadar gerçekleşen eylemlerin çocuğun basit cinsel istismarı suçunu oluşturduğu dikkate alınarak bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Yani, mağdurun sözlerinin failin iradesini etkileyerek suçu 'gönüllü' olarak bırakmasına neden olduğu kabul edilmiştir.