Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 12.01.2017 tarihli kararında (2015/10303 E., 2017/98 K.), cinsel saldırı suçunda 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlarda failin bu ağır neticeden sorumluluğu kabul edildiğinden, bu suçların teşebbüse elverişli bulunmadığı gözetilmeden' ifadesi ne anlama gelmektedir?
Bu ifade, ceza hukukundaki 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç' (kastın aşılması suretiyle suç) ilkesine atıfta bulunur. Bu ilkeye göre, failin başlangıçta belirli bir suça yönelik kastı olsa da, eylemi sonucunda bu kastı aşan ve öngörülebilir bir ağır netice (örn. ölüm, ruh sağlığının bozulması) meydana gelirse, fail bu ağır neticeden sorumlu tutulur. Yargıtay'ın bu kararda belirttiği 'bu suçların teşebbüse elverişli bulunmadığı' görüşü, eğer failin kastı zaten bir netice sebebiyle ağırlaşmış suçu işlemeye yönelikse (örn. ruh sağlığını bozmaya yönelik kasıt varsa), fiil bu ağır neticeye ulaştığında suçun zaten tamamlandığı ve dolayısıyla 'teşebbüs' kavramının uygulanmasının mantıklı olmadığı anlamına gelir. Ancak, Yargıtay'ın farklı daireleri arasında bu konuda zaman zaman farklı yorumlar olabilmektedir. Bu kararda, TCK 35 (teşebbüs) ve 102/5 (ruh sağlığının bozulması) maddelerinin uygulama sırasındaki hataya işaret edilmiştir.